Hiçbir sorun kendi yaratıldığı düzeyde çözülemez.
                                                                                          ” Albert Einstein.

Neden Çember Çalışması.

Kırk yaş sendromu diye bir kavram var bilirsiniz. 40 yaşı devirenler olarak, birçoğumuz artı, eksi kırk civarı takkeyi önümüze koyarak, tüm hayatımızı  sorguladık  yada sorgulamaya devam ediyoruz.  Ama bu sorgulama, öyle durup dururken yapılmıyor. Mutlaka birşey yada birşeyler vesile olur, kafamıza bir balyoz iner, semptomlarını  da doğum, ölüm, ihanet, hastalık, maddi ve manevi kayıplar olarak gösterir. YARADAN  da kulunu biliyor, kafaya  balyozu yemeden öyle kolay kolay  takkeyi  çıkaramıyoruz biz.

Benim de takkemi önüme koymam 2010 yılına rastlar. O yıl; yeni bir yolculuğa çıktım. Kendime doğru bir çok yolculuk. .O gün, bugündür, yolda, takke önümde geziyorum. Günümüz koşullarında da 40 yaş sendromumun artık mecazi bir kavram olduğuna inanıyorum. Zira dünyanın baş döndürücü hızında 40 gün bile  uzun oldu. Oyun’un dışında kalmadan, sistemin dayattığı yaşamlar yerine, kendi arzuladığımız yaşamları sürdürebilmek, yola devam edebilmek için, sık,sık takkeyi önümüze koymamız gerek.

 

Bende, heybemdeki 23 yıllık girişimcilik,  koçluk, kariyer danışmanlığı ve yol hikayelerimi yanıma alarak, ‘çemberler de harmanlayıp sunmaya, ’TAKKEYİ KOYDUM ÖNÜME ‘’diyenlere katkı sunmaya niyet ettim. İş’ten, aşk’tan, para’dan, aile’den, arkadaş’tan, yaptıklarımızdan, yapamadıklarımızdan, hayallerimizden, sancılarımızdan, mutluluklarımızdan, iyi ki lerimizden  seçeceğimiz temalar üzerinde konuşalım istedim.

Çember; bugüne kadar deneyimlediğim en etkili yöntemlerden biri. Kendimizi açıkça ifâde etmemize, başkalarını dinlemeyi öğrenmemize, iç sesimizi duymaya, ihtiyaçlarımızı farketmeye, kendi özel niteliklerimizle gruba katkıda bulunmamıza ve böylece bir bütünün parçası olmamıza olanak veriyor.

Çemberlerin ortasına hayallerimizi koyduk. Hayalimiz, engellerimiz, gerçeklerimiz ve biz.

Haydi Gelin, @atolyebahcesi de, salkım söğüt ağacının altında toplanıp, kendimizle yeniden bağlantı kurmaya, birlikte öğrenmeye, birbirimizden beslenmeye, değişip dönüşmeye, niyet edelim.

Kimler Katılmalı :  Doğanın kucağında bir hafta sonu keyfiyle beraber; farklı insanlar tanıyıp, yeni bakış açıları kazanmak, kariyer ve yaşam sorunlarına ortak akıl sinerjisi ile çözüm aramak isteyen herkes.

Katılanlar Ne Dedi.

Keyif, eğlence, doğa, farkındalık, ilham… Hepsi çemberde. Mutlaka deneyimleyin.

Figen Gündoğdu – İnsan Kaynakları Müdürü, Yaşam Koçu

*

Doğa ile başbaşa, çok keyifli, farkındalığı getiren, düşündüren ve aradığını bulduran bir çalışma.

Nevin Mutlu - Teta Eğitmeni

 

*

İçimdeki sanatçıyı açığa çıkarmaya yardımcı olan, farkındalıklarla dolu, güzel insanlarla dolu keyifli bir gün.

Elif Yılmaz – Girişimci 

 

*

Muhteşem bir etkinlik. Hayatımda kariyer anlamında, dönüm noktasında oldukça faydalı bilgilere  ve farkındalıklara ve kendim hakkında geniş bilgiye sahip oldum. Bundan sonraki çalışmalara da memmuniyetle  katılmak isterim. Ve herkesin bu çalışmaya katılmasını tavsiye ederim. Herşey için çok teşekkür ederim.

Ece Yavuz - Profesyonel

*

Çok anlamlı, dolu, dolu bir gündü. Farklılıkları gördüm, değişik hayatların da olduğunu Öğrendim. Hep zannederdim ki hayat hep benden almış bişeyler, aslında öyle değilmiş, herkes heryerde birşeyler yaşıyormuş. Bugün çemberde birçok şey öğrendim. Bana ciddi katkı sağladığını düşündüm. Teşekkür Ederim. Yolunuz daima açık olsun.

Gülay Yedibela – Aşçı

*

Hayatımın en güzel günlerinden birini yaşadım. İhtiyacım olan herşeyi yaşattınız. Huzurlu eviniz, yemşeyil bahçce, bereketli ikramlar. Orman, ağaçlar, rüzgar da sallanan yapraklar kulaklarımın ve ruhumun pasını aldı Çember çalışması, taş boyama ile iç dünyam arındı temizlendi. Yıkandık vallahi, bedenim, ruhum şifalandı.

Gülümser İnal – Sürdürülebilir İnsanlık Okulu - Eğitmen

Güncel  programları   facebook ve instagram hesaplarından takip edebilirsiniz.

Çember Çalışması Hakkında

Düşüncenin  herşeyin kökü olduğu gerçeğinden yola çıkarak;  Bir sorunu  yaratıldığı düzeyden başka bir düzeye çekebilmek  için yapılan  bütünsel bir grup çalışmasıdır. Bu bütünsel yöntem; kalabalıkların gücü (crowdsourcing), ortak akıl, beyin fırtınası ve bütünsel gelişme yönteminin bir derlemesidir.

 

İnsanlar ‘’ideal çevre’’ de, sorunlarını tartışmak için bir araya geldikleri ve bütünsel çember kurallar”ına sıkıca sarıldıkları zaman, sorunların özünün var olduğu, ortaya çıktığı seviyenin üzerine yükselirler. Herkes sorunların belli bir yüzü üzerinde durur ve ortak alana katkıda bulunur, sonuçta bu yüzler tek bir bütüne bağlanır ve ortak bilinç ile bütünsel bir çözüm doğar.

Bu nedenle bu benzersiz, yeni ve modern çevrenin ürünü olan bir sorunu çözmek için kendi “BİZİM”İ keşfedebilmek için kendi KENDİMİZİN üstüne yükselmeliyiz. Einstein’in kastettiği şeyin tam da bu olduğundan eminiz.

Çemberler; kendimizi açıkça ifâde etmemize, başkalarını dinlemeyi öğrenmemize ve kendi özel niteliklerimizle gruba katkıda bulunmamıza ve böylece bir bütünün parçası olmamıza olanak verir.

 

** Çember Yöntemi  ile ilgili kaynak sağladığı için sevgili  Julia Chemerinskaya ‘ya teşekkürlerimizi sunuyoruz 

© 2017 by Fatoş Somsa
 

 

532 283 02 69 

  • Facebook Clean