June 29, 2018

June 29, 2018

June 28, 2018

April 4, 2018

February 22, 2018

February 13, 2018

Please reload

Son Paylaşımlar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Tanıtılan Yazılar

Varsay ki !

April 4, 2018

 

 

Orhan Veli’nin ‘’ Hiçbirşeyden çekmedi dünya da

Nasırından çektiği kadar. ‘’  dizeleri alıp benim hayatıma uyarlayacak olsam şöyle yazardım diye düşünüyorum.

 

Hiçbirşeyden çekmedim dünyada

Varsayımlarımdan çektiğim kadar.

 

Hani derler ya  insanın kendine ettiği kötülüğü bi başkası asla edemezmiş  diye işte ben tam da  bu sözlerin vücut bulmuş haliyim. Oysa ki bizim kuşak Türkan Şoray’ların Filiz Akın’ların varsayımları yüzünden ömürlerini aşk acısı çekerek tükettiğinini anlatan filmlerle büyüdü. Mesajlar öyle subliminal falan da değildi direkt,doğrudan.  Varsayımlarımın fesh ettirdiği  iş anlaşmaları,  batırtığı paralar, kaybedilen zamanlar, insanlar … Ben bir zamanlar varsayarken…  diyebilmeyi çok isterdim lakin bu konu çooook çetin. Halen uğraşıyorum kendimle iki ileri bir geri modunda.

En çok da  ‘’ben biliyorum ya karşımdaki de biliyordur’’ varsayımını yapıyorum . Yada o da ben böyle düşünüyorsam O da  öyle düşünmüştür. Aynı resme bakıp farklı şeyler gördüğümüzü ve doğalının da bu olduğunu unutuyorum Herbirimizin ihtiyacının farklı olduğunu  okuduğumuz bir kitap ta, dinlediğimiz bir masal da, izlediğimiz bir film de herkesin kendi ihtiyacı olanı aldığını da.  Şu an neden yazıyorum ki bunları diyorum  kendime mesela, onlar da biliyorlar. Sonra silkeleniyorum diyorum ki olsun, biliyor olabilirler ama  bu varsayımsız yaşadıkları anlamına gelmiyor. Bilmek ile içcelleştirmek farklı şeyler. Bilginin kalbe işlemesi için zamana ihtiyacı vardır ve bu bilgi kalbe işleyene kadar hatırlamak ve hatırlatmak lazım bırak şimdi yeniden varsaymayı.

 

PEKİ YA SİZ NELERİ VARSAYı YORSUNUZ ?

Satır aralarında eşinize laf soktuğunuzu O’nun da  o mesajları anlayıp  anlamamazlıktan geldiğini varsayıyor musunuz mesela?  Sizin düşündüğünüzü düşündüğünü, gördüğünüzü gördüğünü ve görmemezlikten geldiğini?

 

Başkalalarının  eşlerinin, ailelerinin sizinkinden daha  iyi,  çocuklarının daha zeki ve çalışkan,  hayatının daha kolay olduğunu varsaydığınız için  kendinizi başarısız bulduğunuz ve kendinize yüklendiğiniz oldu mu  mesela?

 

Patronunuzun yada müdürünüzün  sizinle bir derdi olduğuna mı inanıyorsunuz yoksa?

 

Sevilmediğinizi, anlaşılmadığınızı, istenmediğinizi, varsayıp çektiğiniz acılar var mı?

 

Nasılsa başaramayacağınızı varsaydığınız için kaç hayalinizden vazgeçtiniz bugüne kadar  ?

 

Oysa  varsayımın  kelime anlamı nedir  diye baktığımızda  Türk Dil Kurumu  diyor ki  ‘’ deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış, ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.!!

Toltek  bilgelik kitabının yazarı Don Miguel Riuz bilgeliğe ve mutlu bir yaşama giden yolda kendimizle 4 madde de anlaşma yapmamız gerektiğini söylüyor bu maddelerden biri VARSAYMAMAK , kişisel algılamamak, sözlerimizie dikkat etmek ve elimizden gelenin en iyisini yapmak diye devam ediyor.

Yaşam bilgeliğine giden yolda

 

 Varsaymak yerine duygularımızı,düşüncelerimizi net bir şekilde ifade etmek

 

Varsaymak yerine soru sorararak gerçek bilgiye  ulaşmak

 

Varsaymak yerine denemek  olumlu yada olumsuz  tecrübemizi konuşmak ve sonrasında yeniden denemek gerekiyor.

 

Farkettiniz mi  Türk Dil Kurumu  doğrulanacağı umulan diyor. Burada ki umulan  kelimesi anlam ve incelik açısından üzerinde uzun uzun  düşünmeyi hakediyor gibi geldi bana.  Eğer ille de varsaymaya devam edeceksek, Umudumuzu hep güzelliklerden yana koruyarak en ciddi  büyünün Söz olduğunu varsayıp hep güzel dileklerde bulunsak  başka bir dünyanın mümkün olduğunu varsayıp o hayale yürüsek , sevginin bütün kilitli kapıları açacağını varsaysak.  Yada  başımıza  gelen bütün felaketlerin aslında bir dönüşüm aracı olduğunu varsayıp onu görmeye , dönüştürmeye niyet etsek  neler değişirdi  hayatımız da?

 

Haydi bu kez  hep birlikte , umudumuzu hep güzelliklerden yana koruyarak, dünyanın değişeceğini varsaymaya hatta varsaymaktan öteye geçip inanmaya ne dersiniz?

 

 

*** Not : Bu yazı milliyet blog daki sayfam için hazırlanmıştır.

 

http://blog.milliyet.com.tr/varsay-ki-/Blog/?BlogNo=585265

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin