June 29, 2018

June 29, 2018

June 28, 2018

April 4, 2018

February 22, 2018

February 13, 2018

Please reload

Son Paylaşımlar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Tanıtılan Yazılar

Soruna Değil Soruya Odaklan.

December 9, 2017

 

Bu hafta sonu yaşadığım minik bir anektot sonrası  bu yazıyı kaleme almaya  karar verdim. Su arıtma cihazları,  duştaki suyun  arıtılmasını için  duş başlıkları satan bir arkadaş    ‘’  -  Suda bulunan  klor gözleri  yakar, saça zarar verir ‘’ diye en ince ayrıntısına kadar  ürününü tanıtmaya çalışırken kendi başımdan geçen olayı hatırladım. Kızım her banyo  sırasında şampuandan gözüm yanıyor diye şikayet ederdi, bir çok göz yakmayan şampuan denememize rağmen çözümsüz  bulamamıştık. Birgün şehir dışına çıktığımızda aynı şampuanla  gözlerinin yanmadığını farkettik ve anladık ki  sorun şampuanda değil sudaymış.  Velhasıl  durumu olduğu gibi  kabullendik  , şebeke suyuna bişey yapamayacağımız düşüncesi yle  gözleri kapatmaya  devam ettik.  Satıcı arkadaş  sözünü bitirdikten sonra ; hımm dedim demek ben o vakit doğru soruyu soramamışım,  kendi varsayımımla  sorunu yaratan şampuan sanıp birçok şampuan denedikten  sonra geldiğim aşamada    ’ ’-  peki madem sorun klorlu su , duş suyundan klor  nasıl  arındırılır ?’’ gibi bir soru sorsam  çözüme kolay yoldan ulaşabilirdim.

 

Albert Eisten ''' Karşılaştığımız önemli sorunlar onları yaşadığımız  sırada sahip olduğumuz düşünce düzeyi ile çözülemez.''  Derken  bizlere ;  dışarıdan, duygulardan bağımsız, üstten bir bakış açısı ile objetktif  olarak  '' burada ne oluyor '' , '' gerçek problem nedir? '' gibi  yaklaşımlarla teşhis ve tedaviye götürecek doğru yaklaşım biçimlerini sisteme yönelik,kendimize yönelik, dışa yönelik olarak  ortaya koymamız gerektiğini söylüyor.

 

İşlerimizin gerilemeye başlamasını , ülkenin bozuk gidişatına, sürekli işini aksatan elemanlara, ödemeleri  geç yapan müşterilere, hava koşullarına, daralan sektörlere   v.s. gibi mevcut sorunu yaşamamıza  neden olduğunu varsaydığımız  herneyse  ona  odaklandığımız da   çözümden de uzaklaşmaya başlıyoruz. Bunu birkaç örnekle  söyle açabiliriz.

 

Ülkemizde  bir plastik şirketinin satış departmanı oturmuş  kış şartlarından dolayı satışların ne kadar düştüğünü konuşuyorlarmış . Patron ekibi dinledikten sonra ‘’  - Arkadaşlar ben sizin kadar bu işi de dünya haritasını da bilmem ama bildiğim kadarıyla dünyanın  kuzey yarım küresi  kışken güney yarımküresi   yazdır ’’   diyip toplantıyı terketmiş. Fıratpen’in kurucusu Nevzat Demir’in satış ekibine getirdiği bu farklı bakış açısı ihracat odaklı çalışan  Winhouse markasının  doğmasıyla sonuçlanmış.

 

Uzun yıllar önce, uzak bir ülkede de  elektriğin yayılmaya başladığı yıllarda atadan mum imalatında olan bir ailenin  fertleri kendi aralarında konuşuyorlarmış , ‘’mum işi bitiyor ne yapıcaz’’  diye birçoğu yapacak bişey yok başka bir şey bilmeyiz derken aralarından biri ‘’ aslında  biz mum işindemiyiz kimya işindemiyiz ?’’ diye sormuş. İşlerinin kimya olduğunu düşünerek yeni bir yol çizen  2 kafadar  bugünün Procter & Gamble’i

 

Mevcut sorunlarımızla boğuşurken milyarlarca  uyarıcıya maruz kaldığımız bir dünyada   gerek dış seslerin ,  gerek   iç sesimizin gürültüsünden bazen  çok iyi bildiğimiz şeyleri bile unutuyoruz.  İşte böyle durumlarda, hayat kurtaracak bakış açısı  sorunu görüş biçimimizin sorunun  kendisi   olduğunu hatırlayıp ojektif bir biçimde, duygulardan bağımsız farklı açılardan sorular sormayı  soruna değil soruya odaklanmamız gerektiğini hatırlamak  olacaktır.

 

Not :Bu yazı http://blog.milliyet.com.tr/fatossomsa de yayınlanmıştır.

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin