June 29, 2018

June 29, 2018

June 28, 2018

April 4, 2018

February 22, 2018

February 13, 2018

Please reload

Son Paylaşımlar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Tanıtılan Yazılar

Konuşan Kostüm

May 27, 2010

 

Sevgili Günlük

 

Yıllar oldu seni elime almayalı  ama itiraf edeyimki  unutulmamış gizli bir sevgili gibisin benim için. *

Ara ara dizeler dökülür ağzımdan , ha şimdi bunu yazmak lazım derim sonra üşenirim unutmam ben bir ara yazarım der  öylece kalır dizeler boşlukta. Bilsen  yazacağım, düşündüğüm ne incilerim vardı rüzgar uğultusunda kaybolup giden senin işitemediğin.

Ama sanmaki ihmale uğrayan birtek sen vardın ,geçenlerde uzun zamandır kitaplarımıda çok ihmal ettim diye söylenerek   kütüphaneme yöneldim. Ust üste duran ,öyle mahsun mahsun tozlu yaparaklarının açılmasını bekleyen hazinelerim arasında yıllar önce aldığım bir soru cevap kitabı geçti elime.Kitaptaki soruları yarısına kadar cevaplamışım kalanı öylece duruyor. Ayran gönüllümüyüm ne ,neden yarıda bırakmışımki  o güzelim farkındalık çalışmamı ,iç dünyama yolculuğumu.

 Oysa  bilirsin sende  beni  yakından tanıyanlar tuttuğunu koparan,azimki ,hırslı,özgüvenli  vesaire vesaire  gibi bir sürü süslü sözler ederler önümde ve arkamda.  Tabii ya nereden bilecekler söz konusu kendi iç dünyamdaki yolculuk olunca yalancı dünyadaki  dünyaya sarıldığım gibi dört elle sarılmadığımı.İş ,aile,arkadaşlar gibi kavramlarda %100 sorumluluk bilinci ile hareket benin iş kendi özbenliğime geldiğinde nasıl bu kadar vurdumduymaz ve ihmalkar olabileceğimi.

Neyse ,daha fazla başını ağrıtmadan konuya gireyim.Sorulara cevaplarımın tarihi  dört  yıl öncesine denk geliyor. Neredeyse tüm insanlığın ,doğanın nice evrimler geçirmesine bile yetecek kadar uzun.

 

Peki bende neler değişmişti  koskoca 4 yıl , 48 ay ,4380 günde. Hangi mutsuzluğumu mutluluğa ,mutluluğumu mutsuzluğa dönüştürebilmiştim.

 

O zamanlar sıralamışım mutsuzluklarımı bir bir ama  en mühimi

“İşimi sevmiyorum , ticaretin değerleri benim değerlerimle çelişiyor. Ben yaparken seveceğim ,işe gidiyorum diye düşünmeden aşkla emek vereceğim bir alan  ile uğraşmalıyım

 

Peki ama nedir o ? Bilmiyorum” deyişim.

Bugün bakıyorumda hayatımda çok şey değişmiş , aşkı  tatmışım dolu dizgin hemde öyle bir aşkı Türk filmlerinden fırlamış sahneler gibi , evlat sevgisini tatmışım yıllardır özlemle beklediğim gözlerinin içine baktıkça; içimden sıcak sevginin aktığını hissederek , en sevdiğimi  kaybetmenin acısını  tatmışım ölüm kelimesini kendi sevdiklerime yakıştırmayı hiç öğrenmemişken. Sırtımdan vurulmayı  ,omzuna yaslanabileceğimi  sandığım insanların aslında omuzsuz olduğunu görmüşüm.

Dedimya dört yıl nereyse  bir ömür , şöyle  dönüp geriye baktığımda bu zaman zarfına sığdırdıklarımın bir  ömür ağırlığında olduğunu görmüşüm  ,görmüşüm görmesinede vakti zamanında sıraladığım en mühim  maddeyi unutup gitmişim.

 

Hala mutsuzum , şaşalı koltuğumda ticaretin iniş çıkışlarıyla hayatın cilvesidir diye  boğuşurken gökkuşağı rengine bürünmüş insanın aklını başından alacak kadar güzel hayali renklerdeki  kariyer kostümünün içinde kendimi ne kadar eğreti durduğumunu artık hissetmekle kalmıyorum.Kostüm dile gelmiş azad et beni diye bağırıyor. Sesini sende duyuyormusun ?

 

Fatos Somsa /  Mayıs 2010

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin